6. İbâdetlerde Titizlik
İnsan, ilâhî azamet ve kudret akışlarının sayısız nakışı ile donatılmış bu âlemde ilâhî sanatın zirvesi olarak yaratılmış, bu yaratılışın şükrânesi ve “Hakk’a vuslat”ın, yâni Rabbi ile dost olabilmenin temini için de ibâdetlerle mükellef kılınmıştır. Cenâb-ı Hak birçok âyet-i kerîmede, insanın ebedî hüsrandan kurtulabilmesi ve kalb-i selîm, kalb-i münîb40 ve nefs-i mutmainneye nâil olabilmesi için, amel-i sâlihlere sarılmasını emretmiştir.
İbâdetler, kulun ezelde Rabbine verdiği söze sâdık kaldığını gösteren bir vefâ nişânesidir. Mü’mini Cenâb-ı Hakk’a yaklaştıran vuslat demleridir. Diğer taraftan ibâdetler, insanoğlunu ölüm ötesinin kaygı ve endişelerinden âzâd edebilecek en müessir şifâ, huzur ve tesellî kaynağıdır. Kalbî muvâzene ve selâmetin temini ve kulluğun seviye kazanabilmesi için de zarûrî bir feyz menbaıdır.
Dolayısıyla ibâdetlerimiz, üzerinde çok titizlik göstermemiz ve hassas olmamız îcâb eden mevzûların başında gelmektedir.
